Ana Sayfa için TıklayınızANA SAYFA
Potkaldamus Potkal Download Potkal Masaüstü Duvar Kağıtları Ödüllü Yarışma Potkal Foto Galeri Potkal Forum

Hakkı Öcal Hakkı Öcal

Byte, PC World, PC Life, IT Pro dergilerinde editör ve yazar olarak çalıştı. Bilgisayar uygulamaları ve dilleriyle ilgili çeşitli kitapların yazarı. Özel firmalarda BT danışmanlığı yaptı. ABD'de bir federal kurumda BT yönetmeni olarak çalışıyor.

Deneme.True!

Bundan 10 yıl kadar önce, Byte dergisinde bir yazımda, benimle yazışan gençlerin bir proto-tip’ini çıkartmıştım.

Tarih: 14.04.2008 | Etiketler: Hakkı Öcal Köşe Yazısı Potkal Potkal.com

Yarışma

Sayfa İşlemleri

Gelen mektuplarda ve derginin sohbet toplantılarında, fuarlarda, benzeri faaliyetlerde bir araya geldiğimiz zaman anlatılan öykülerden, geçirildiği bildirilen deneyimlerden, kimi zaman gönderilen fotoğraflardan bir “BT’ci genç”  tanımı yapmıştım. Kimileri bunu tanımı sevmedi. Bu kişilerin yaptığımız tanımın veya geliştirmeye çalıştığım kimliğin içinde bilgisayar yüksek okullarından, üniversitelerden mezun olmuş olma, veya bu alanda master yapma, doktora tezi yazma gibi şartlar bulunmadığı için, kendisine bu imkanlar Allah tarafından bahşedilmiş ancak bunun ne anlamını, ne de önemini bilmediği anlaşılan bazı kişiler—beni değil ama kendilerini küçülterek—bu tanımla alay etmeye kalktılar. Hala bir yerlerde duruyor olmalı benim tanımım ve bu beyefendilerin alaycı yazıları.

Benim BT’ci kavramımının içinde, söz gelimi, eşinin-dostunun arkadaşlarının ve komşularının bilgisayarlarının içinde parmak izlerinin bulunması vardı! Sabah yüzünü yıkamadan bilgisayarını açmak vardı! Elektronik postalarına en geç 24 saat içinde yanıt vermek vardı. Ve, en belirleyici niteliklerden biri olarak bir yorumlanan dili 24 saatte, derlenen dili ise bir haftada öğrenmek vardı!

Tamam, bu son ilkenin zaman şartı biraz genç kardeşlerime gaz vermek ve onları tembellikten alıkoymak içindi ama yine de PHP’yi bir haftada (hadi bilemedin iki haftada) kıvıramamış birinin “Ben BT’ciyim!” diye gezmesi, isterse mahalledeki veya okuldaki bütün donanımları elden geçirmiş ve hepsinin içindeki örümcek ağlarını bir kaç kere temizlemiş olsun, boşuna kendini kandırmak (veya zamanını iyi değerlendirememek) olurdu. Ve ben bunu böylece yazdım ve bu “dürtükleme” ile bir çok kardeşimin kendine çeki düzen verdiğini gördüm.

Taa o zamanlar (ki o zamanlar henüz lisedeydi galiba) dil öğrenme konusunda ciddî, kararlı ve gerçekten azimli iki ya da üç genç dikkatimi çekmişti. Bu gençlerden birinden, Deneme.True kardeşimden söz etmek istiyorum bugün.

Deneme.True, önceleri ocal.net, sonraları bir çok başka BT’ci ortamında maalesef sayıları pek az olan Perl’cülerden biriydi. Hala da öyledir; çünkü Perl öğrenenlerin sayısı giderek azalıyor. Benim dünyamda Perl dediğim zaman aklıma gelen sadece iki kişi kaldı!

Burada bir parantez açıp Perl’ün benim kalbimdeki mutena yerine işaret etmem gerekir; ve bunu yaparken hemen belirtmek istiyorum ki, Perl, onu iyi bilenlerin elinde, herhangi bir yorumlamalı veya derlemeli dille rahatça yarışır. Ayrıca Perl, bugün dünyanın en zengin kütüphanesine sahiptir. (“En” diye başlayan tamlamaların ne kadar tehlikeli olduğunun farkındayım. Ve Perllib’den daha zengin bir yapı ve fonksiyon kaynağı bulunduğunu söyleyen varsa, tartışabiliriz!)

Yakında Deneme.True’nun Perl’le yaptığı bazı çalışmalardan söz ederiz umarım; ama bugün size onun “Hafif bir MP3 Player” diye söz ettiği Java çalışmasını sunmak istiyorum:

https://sourceforge.net/forum/forum.php?forum_id

Kasım ayından bu yana Deneme.True ile günde bazen üç dört kere yazıştığımız oluyordu bu programla ilgili. Çalışmasını adım adım izleme imkanı buldum. Program sonunda, arayüz ve işlevsellik bakımından Deneme.True’nun mütevazi yaklaşımlı ile “insan içine çıkacak” hale geldi; bana sorarsınız, değil insan içine, BT’cilerin önüne çıkabilecek hale geldi. İnsana yavrusu Anka kuşu gibi görünürmüş; bu hesapla insana kardeşinin yazdığı programın da dünyanın en işlevsel ve en güzel programı gibi görünmesi sanırım doğaldır! Ama kararı kendiniz verebilirsiniz. Karar verirken unutmayın ki Deneme.True bu programın arayüzü ile ilgili bir deneme grubu kurmadı, kimseye danışmadı, kullanıcı anketleri veya usability araştırması yapmadı. Sadece bana danıştı! Bu tasarıma yazılım geliştirme dünyasında “geliştirici tasarımı” deniyor; program yazan kişi, geliştirmeci, sonuç itibarıyla arayüz tasırımcısı değildir ve bu başlı başına bir uzmanlık alanıdır. Ne Deneme.True ne de danışmanı olarak ben “arayüz” uzmanı değiliz!

Programı indirmek için burayı tıklayın, lütfen. Program, benim Vista makinamda şöyle görünüyor:

JMp3Player

En üstteki bilgi kutusunda o anda çalınmakta olan dosya ile ilgili bilgileri görüyorsunuz. İkinci sırada, dosya işlemleri için gerekli araçlar var; sonra o anda seçtiğiniz müzik dosyaları yer alıyor; en altta ise bu dosya ile yapılabilecek işlemlerin kontrolleri bulunuyor. Deneme.True’nun JMP3Player adını verdiği program, MP3, WAV ve Ogg formatındaki dosyaları ya doğrudan ya da bir playlist’i okuyarak yüklüyor.

Deneme.True gibi nerede ise doğuştan Perl’cü bir programının kendisine yeni dil olarak Java’yı seçmesi hiç garibime gitmedi. Diyebilirim ki Perl temeli, Deneme.True’ya Java’da hızlı ilerleme imkanı da sağladı.

Ona programını tanıtmasını rica ettim:

“Bu programı yazmaktaki amacım, Java ile MP3 Player yazılabileceğini göstermektir. Java Media FrameWork’te MP3 desteği Kasım 2004'te sağlandı. JMP3Player üzerinde çalışmaya başladığım sırada JLayer kütüphanesi kullanılıyordu. JLayer kütüphanesinin iyi yanlarından biri sistem kaynaklarını az kullanmasıydı; MP3 çalmak için yeterliydi. (Küçük bir dipnot: JLayer kütüphanesinin J2ME için kısaca cep telefonları için kütüphanesi dahi bulunmaktadır.) Ancak benim aradığım kütüphane birçok dosya formatını çalabilmesiydi; kütüphanenin Pure Java ile yazılmaması tercihimdi. Java kütüphanesi yerine ‘Native’ kütüphane kullanılması Java'nın gücünün yetmediği alanlarda ASM/C/C++ dilleri ile yazılmış kütüphanelerin Java'ya, JNI (Java Native Interface) ile kazandırılmasını sağlıyor. Internet’te ‘Native’ kütüphaneler ile ilgili araştırma yaptım; Fmod kütüphanesinin (ayrıca http://en.wikipedia.org/wiki/FMOD adresine de bakılabilir) Java'dan fonksiyonlarına ve yapılarına ulaşılmasını sağlayan NativeFmod kütüphanesi ile JMP3Player'ı yazmak iyi bir başlangıç sayılırdı. Öncelikle grafik kullanıcı arayüzü (GUI) tasarımında PlayList'in yer alacağı kesime JTable ve konsolun yer alacağı yere ise JTextArea ve JLabel'lar koymayı uygun buldum. NativeFmod kütüphanesinin desteklediği CallBack'ler sayesinde bir parça bittiğinde ve diğer parça başladığında belirli yapılacak işleri bu rutinleri ile sağlayacaktım. Bir parça bittiğinde JTable'dan seçili hücre bir aşağı kademeye gelecek, konsoldaki JLabel'lar ise *.mp3 dosyasının, başlık bilgisini parça değiştiği vakit JLabel'lara, JLabel'ın setText(“”) metodu ile sağlayacaktı. PlayList'i meydana getiren mp3'lerin bir Array daha doğrusu dizi-değişken mantığı şeklinde çalıştığını belirtmek isterim. Vector sınıfı ile mp3'lerin path’lerini Vector sınıfının elemanları olarak eklemekteyim. PlayList'de daha doğrusu JTable'da yapılan değişiklikler olduğu gibi Vector sınıfındaki elemanlara yansımaktadır. Bu elemanlar ise String sınıfının bir örneği olarak çoğaltılmış olan mp3'lerin pathlerini içermektedir.”

Şimdi bu Deneme.True’nun sadece bir Perlcünün Java’ya nasıl açıbileceğini göstermesi değil fakat aynı zamanda açık-sistem’den nasıl yararlanılabildiğini de göstermesidir. Yakında size yine Deneme.True’nun şahsında bir programcının açık sisteme nasıl borcunu ödediğini de göstereceğim.

Yorumlar

Yazan: Deli Penguen | Tarih: 14.04.2008 11:59:00

BT''ci tanımını yanlış hatırlamıyorsam ''99 yılında yapmıştınız. Dile kolay, neredeyse 10 yıl geçmiş! Bilmeyenler için Hakkı ağabeyin yapmış olduğu BT''ci tanımı; "Bilgisayarla salt bilgisayar için ilgileniyorsanız, bilgisayarınızdan üçüncü tekil şahıs olarak ve kimi zaman sanki insanmış gibi söz ediyorsanız, çevrenizdeki kişilerin bilgisayarlarını, her türlü özelliği ile biliyorsanız ve bu bilgisayarların içinde parmak izleriniz varsa, başkaları size "Nasılsın!" demeden bilgisayarlarının sorunlarını sayıp döküyorsa, özetle bilgisayarla yatıp-bilgisayarla kalkıyorsanız, siz BT''cisiniz demektir."

Yazan: Ulaş Fırat | Tarih: 14.04.2008 21:49:00

İşte gerçek programcı. İşte gerçek proje, gerçek zeka. Bular gördükçe silkinip kendimize geliyoruz. Sağol Deneme.Ture, sağolun Hakkı Hocam

Yazan: Ramazan Tunçbilek | Tarih: 19.04.2008 09:18:00

Gerçekten başarılı. Bu arada sayın Hakkı hocamızın da eski " 16 sayfa tekmili birden" yazılarını özledik :) , Gençleri motive eden yazılarını özledik, Yeni teknolojileri özlediğimiz yazılarını özledik... Nerdeee o eski günler...

Yazan: Ramazan Tunçbilek | Tarih: 22.04.2008 16:54:00

Bir önceki mesajımda yeni teknolojileri özlediğimiz diye yazmışım, orijinali yeni teknolojileri öğrendiğimiz olacaktı. Teşekkürler.

Yazan: Emrah Sevindik | Tarih: 28.05.2008 10:34:00

hakki abi potkalda yeniden derselere baslasa ne güzel olurdu degilmi arakdaslar

Yazan: halidox | Tarih: 29.05.2008 14:30:00

Sene 2005 Yer Profilo Alışveriş Merkezi (Gelişim Platformu Semineri) Hakkı Öcal duyuruyor; "2 seneniz , 2 senemiz var. Grid diye birşey çıkıyor. İnsanlar bir mahalle üzerindeki tek bilgisayardan istedikleri programı acacak. Bilgisayarınıza program yüklemenize gerek kalmayacak..." Ve sene 2007 sonu 2008 başı.. Yeni yeni olmakla birlikte özellikle broadcasting ve streaming tv yayını yapan kanal, firma, internet siteleri grid kullanmaya başlayarak sağlıklı ve hızlı hizmet verme çabası içine girmiş bulunmakta.. Hakkı hoca 2-3 sene önceden kulağımıza birşeyler fısıldıyorsa, yazılan her yazıyı da 2-3 sene sonrasının projeleri gibi değerlendirmeliyiz gibi geliyor bana.. Haksız mıyım?

Yazan: altan özçetin | Tarih: 26.10.2008 19:06:00

kayıt olmak istiyorrum

Yazan: Ozan Özen | Tarih: 04.07.2009 11:14:00

Hocam ! Bahsettiğiniz tanımda ve zamanlarda sizinle Bilişim fuarında bu konuyu görüştüğünüz gençlerden biriyim. Çok uzun zaman olmuş. Bunca süre içinde dediğiniz şeylerin çoğu gerçekleşti. Yazının asıl amacını okumadan önce ilk başlarda yazdığınız cümleleri okuyunca gözlerim doldu. Olduğumuz yerde kalmadık, bıraktığınız noktada durmadık. Bazı şeyleri başardık. Keşke tekrar görüşme fırsatımız olsaydı. Saygılarımı sunarım HOCAL.

Yorum Ekle

Ad-Soyad
E-Posta (* Sitede Yayınlanmayacaktır)
Yorum
Güvenlik Kodu Güvenlik Kodu
 
 
Potkal.com, bir İçerik Yayıncılık işidir.

Sitemizde yayınlanan içerik, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Potkal.com, Koşanbit Telekomünikasyon Ltd. Şti. nin sunucularından barındırılmaktadır.

ANA SAYFA | KÜNYE | İLETİŞİM | REKLAM ve SPONSORLUK | HAKKIMIZDA | KAMPANYA | CEVİZ | MAGAZİN MAKİNESİ | ONLİNE SERVİSLER